Dijital Oyunların Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri

Dijital Oyunların Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri

Çocuk ve gençlerin aşırı internet kullanımı psikolojik, fizyolojik ve sosyal ilişkiler açısından olumsuz etki yaratabilmektedir. Özellikle kişilikleri üzerinde de olumsuz sonuçlara sebebiyet verebilmekte olup; küçük yaşlarda “şiddet” içerikli oyunlar oynayan çocuklarda şiddete eğilim daha fazla görülebilmektedir.

Aşırı internet kullanımı olumsuz etkiler yaratabilmektedir!

Çocuk ve gençlerin aşırı internet kullanımı psikolojik, fizyolojik ve sosyal ilişkiler açısından olumsuz etki yaratabilmektedir. Özellikle kişilikleri üzerinde olumsuz sonuçlara sebebiyet verebilmekte olup, küçük yaşlarda “şiddet” içerikli oyunlar oynayan çocuklarda şiddete eğilim daha fazla görülebilmektedir. Oynanan şiddet içerikli oyunlar, çocuğun iç dünyasında karmaşa yaratabilir, vicdan duygusunu negatif yönde tetikleyebilir ve problem çözme becerilerini kısıtlayabilir. Ayrıca, çocuklarda uzun süreli bilgisayar başında oynanan aktif oyunlar sosyal ilişkilerini bozabilir; çocuk veya gençlerde içine kapanma, kendini rahat ifade edememe, sosyal ortamlardan kaçınma gibi sorunları beraberinde getirebilir. Sosyal ilişkilerde kopukluk, ilerleyen zamanlarda yalnızlık hissi hatta depresyona bile sebebiyet verebilmektedir. Bu durumlar dikkate alındığında, çocukların veya gençlerin oyuna ayırdıkları süre değerlendirilmeli, oynamayı tercih ettikleri oyunların içerikleri göz önünde bulundurulmalı. Oynadıkları oyun içeriği ve süresi hakkında aile tarafından kontrol sağlanmalıdır. Ailelerin oyun bağımlılığı oluşmadan erken dönemde yardım almaları önemli bir konudur.

Aile, çocukların olumlu davranışlar kazanmasında her konuda olduğu gibi belirleyici ve etkili bir faktördür. Ayrıca, yapılan çalışmalar internet ve dijital oyun bağımlılığı gibi bozuklukların aile içi çatışmaların olduğu ortamda daha çok beslendiğini göstermektedir. (Feng ve ark.2003, Ögel 2012). Aile içinde çatışmaların olduğu, huzursuz, aile içi iletişimin zayıf olduğu bir ortama maruz kalan çocuk yalnızlık hissine kapılıp kendini internet ortamında oynadığı oyunlara verebilir.

Oyun içinde edindiği yeni arkadaşlıklarıyla kurduğu iletişim ile kendini daha iyi hissetme yoluna gidebilir.

Çocuğun oynadığı oyunların “şiddet” içerikli olması aile içi çatışmaların bile bir etkisini yansıtıyor olabileceği düşünülebilir. Aile içi herhangi bir duruma içten içe üzüntü duyan ve düzeltmesi yönünde elinden bir şey gelmeyen çocuk, bu oyunları bir çeşit kendini rahatlatma yöntemi olarak bile kullanabilmektedir. Gerekirse ailenin dışarıdan bir yardım da alarak bu konuda bilinçli olması, internet ve oyun konuları üzerinde kontrolü sağlamaları gerekmektedir. Özellikle küçük yaştaki çocuklar olmak üzere, çocuğun internet başında geçirdiği sürenin, oynadığı oyunun, girdiği sitenin vs. bilgisine sahip olunmalıdır.

Aileler, çocuğun oynamayı tercih ettiği oyunun içeriğini öğrenmeli ve eğer “şiddet” içerikli bir oyun ise yerine; yaşına uygun, eğitici, eğlenceli daha farklı bir seçenek sunabilmeli, yönlendirmeli ve bir alışkanlığı kazanması yönünde çocuk ile birlikte hareket edebilmelidir. İlk başlarda oyunu çocukla beraber oynayarak durumu daha keyifli hale getirebilmek gibi. Ayrıca, çocuğun okul veya evde kendi ile alakalı yerine getirmesi gereken sorumluluklarını yerine getirmeden oyunun başına geçmesini engelleyebilmek, dijital oyunlar yerine sosyal ortamda daha farklı faaliyetlere yönlendirmek, bilgisayar ortamından uzaklaşmasına katkı sağlayacaktır.

Çocuklar üzerindeki etkileri

İnternet bağımlılığı son yıllarda psikoloji başta olmak üzere birçok araştırmacının da dikkatini çeken önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir.

İnternet kullanımında tamamen kısıtlama yoluna gidilmesindense interneti daha bilinçli kullanma biçimlerine dayalı bir bakış açısı geliştirmeleri, faydalı kullanma yolunda yönlendirilebilmeleri gerekmektedir. Çocukların ve gençlerin internet aracılılığıyla birçok bilgiye hızla ulaşabilmesi bazı durumlarda kolaycılığa kaçmalarına ve kontrolsüz kullanımının ileri derecede bağımlılığa yol açabileceği düşünülmektedir. Bağımlılık durumu kısa vadede ortaya çıkan bir durum olmamakla birlikte uzun süre içinde kontrolsüz ve sınırsız kullanımı şeklinde devam ettiğinde oluşabilir. İnternet kullanmaya başlamadan önce internetin riskleri ve internet ortamında karşılaşabilecekleri tehlikeli durumlar konusunda bilinçlendirilmeyen çocuklar ve gençler bu tarz tehlikelerde karşılaştıklarında ne yapacaklarını bilemeyebilirler. Çocuklar ve gençler, oynadıkları oyunun onları uzun vadede nereye götüreceğini, yaşamlarına nasıl yansıyabileceğini hesap edip düşünemeyebilirler ve çoğu zaman düşünmezler de.

Uzun süreli oynanan dijital oyunlar, internet başında geçirilen uzun süreçler, kişinin evindeki bireylerle, sosyal ortamıyla hatta kendisiyle bile uzaklaşmasına neden olabilmektedir. Kişi dijital bir dünyada yaşamaya başladığında yaşadığı gerçek dünyaya karşı yabancılık çekebilmektedir. Sosyal ortamlara girmekten kaçınma, içe kapanma, kendini ifadede güçlük çekme gibi durumlarla karşı karşıya gelebilmektedirler. Uzun süreçlerde iletişimini oynadığı oyun üzerinden kuran ve insanlarla iletişime geçme yolunu dijital ortam üzerinden sağlayan kişi kendini bu şekilde ifade etmeye başladıktan uzun bir süre sonra gerçek sosyal çevrede kendini ifadede güçlük çekmekte ve bu durum da sosyal ortamlara girmekten kaçınmasına sebebiyet vermektedir.

Profesyonel yardım almak gerekebilir.

İleri zamanlarda bu durum daha zor bir hal alıp; kişinin eski hayatından daha da fazla uzaklaşmasına, yüksek sosyal kaygısından kaynaklı eskiden girebildiği ortamlara girerken dahi zorlanmakta ve bunun sonucu olarak da artık profesyonel bir yardım almasının zorunluluğu doğmuş olacaktır. Sosyal ilişkilerinin bozulmasının yanında kişide özgüven eksikliği ve gerçeklik algısının da aynı doğrultuda değişim gösterebileceği düşünülmektedir. Birtakım psikolojik sorunların ortaya çıkma ihtimali olduğu gibi aile ve arkadaş ortamındaki sevgi ve bağlılığın da önemli derecede etkilenebileceği söylenebilir. Çocuklar, aileler hatta öğretmenler bu sorun hakkında işbirliği içinde olurlarsa sorun çözümü için daha etkili olabilir.

Risklere Karşı Bilinçli Hareket Edin!

İnternet risklerine karşı daha bilinçli hareket etmeleri yönünde bilinçlendirilen çocuklar olası risklere karşı kendilerini daha rahat koruyabilir; ya da olası tehlikeye karşı çekinmeden aileleri ile direk iletişime geçebilir. Oyunlarda karşılarına çıkabilecek şiddet, korku belki ırkçı içeriklerin aileler tarafından erken zamanda fark edilmesi, doğru yönde müdahale edilmesi, olumlu yönde bilinçlendirilmesi çocukların hayatlarını olumsuz etkilemesine fırsat vermeyecektir. Kısacası çocukların internet kullanımı ile ilgili alacağı destekte en büyük rol ailelerindir. Çocuklar ve gençlerin, sosyalleşme ihtiyacını sanal ortamda oyunlar aracılığıyla kurduğu sanal ilişkilerle karşılamaya yönelik eğilimlerini en aza indirmelerini sağlayacak faktör; aile ve sosyal çevrelerinde var olan ya da var olması gereken empatik yaklaşımlı, sorun yaratma değil sorun çözmeye dayalı iyi ilişkiler olduğu düşünülmektedir.

Psikolog Gülşah AKSAKALLI

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir